Basimizda kavak yelleri...Bulusmalar guzeldi de, ayrilik vakitleri ne cok acitirdi canimizi...Bir keresinde, sehirlerarasi yolda saatlerce yagmurun altinda durmus, inat edip hicbir otobuse durmasi icin isaret vermemistik.Ikimiz de agliyorduk deliler gibi...Ama gitmek zorundaydim, ustume sinmis kokusuyla yetinmek zorundaydim...Arkamdan boynu bukuk kaliverirdi, isyan ederdim.Ama guzel gunlere inanmistik biz, guzel gunleri haketmistik...O sahil kasabasinda yasiyordu benim kalbim aslinda, bedenim koskoca sehrin carkinda ezilip dururken.Hayat boyleydi iste, gunul isterdi hergun senlik, dugun bayram...ama oteki tarafta baska bir yuzu hayatin, calismak zorundaydim, kendim icin, bizim icin, gelecegimiz icin...Tozpembe bulutlar kapatamiyordu gercekleri...Ne aci, kacip kurtulmak ve aski doya doya yasamak varken ve bunun icin can atarken, kiliniz bile kipirdamaz bazen, sorumluluklar yuzunden. Askiniz Ferhat`la Sirin`inki ile boy olcusebilir aslinda ama modern dunyanin baska zorluklari vardir.Odenmesi gereken faturalar, kredi karti ekstreleri, ...Isin en zor tarafi, calismak zorunda olmayan, tum bu sorumluluklardan bihaber birine duyulan asktir...

0 Comments:
Post a Comment
<< Home